İçeriğe geç

Aktivite ingilizce ne ?

Aktivite İngilizce Ne? (Ve Biraz Mizah, Biraz Düşünce)

Şimdi gel de düşünme! Aktivite… Hani şu her zaman peşinden koşturduğumuz, ama ne olduğunu tam olarak tanımlayamadığımız kelime. Akşam yemeği hazırlıklarından tut, sabah kahvesini içip, uyandığın gibi yatağından kalkmak kadar “aktivite” sayılabiliyor. O zaman “Aktivite İngilizce ne?” sorusunu sorarken, belki de bu basit kelimenin bile düşündürdüğü bir dünya kadar şey var. İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve her anımda komik, bazen absürt, bazen derin düşünen bir tarafım var. Hadi gelin, bu ikili hâli biraz açalım.

Aktivite Nedir Ki?

İçimden bir ses, “Aktiviteyi nasıl açıklayabilirsin ki?” diye fısıldıyor. Çünkü aslında biz hep günlük işlerimizi “aktivite” olarak görüyoruz. “Aktivite” demek, hareketli olmak demek, bir şeyler yapmak, bir hedefe ulaşmak için uğraşmak. Mesela bugün sabahtan beri kaç “aktivite” yaptık? İlk olarak gözümü açıp yataktan kalktım, sonra kahvemi hazırladım, sonrasında bilgisayarı açtım, yazmaya başladım. Eh, bunlar birer aktivite sayılır mı? Tabii ki! Ama başkalarına sormak lazım; acaba ne kadar büyük bir “aktivite” gerçekleştirdik?

Aktivite, İngilizce’de tam olarak “activity” diye geçiyor. “Activity” kelimesi de Latince “act” kelimesinden türemiş, yani aslında bir şeyler yapmak, bir şeyleri harekete geçirmek anlamına geliyor. Kısacası, bir şekilde bir şey yapmaya yönelik her şey, aktivitedir. Ama tabii benim gözümde bu, bazen biraz fazla sofistike bir tanım oluyor. Gerçekten bu kadar basit mi? Biraz daha kazmalıyım.

Küçük bir iç ses konuşması:

“Bak şimdi, her gün ettiğimiz aktiviteler aslında… Benim için “Aktivite” demek biraz da ne yaparsan yap, hareketli olmak demek. Yani şunları yapmak: Kafede bir süre takılmak, arkadaşlarla buluşmak, onlara ‘hayatın ne kadar sıkıcı olduğunu’ anlatmak… Bunlar hep aktivite, değil mi?”

Aktiviteyi Yaşamda Nerede Görüyoruz?

İzmir’deki sahil boyunca yürürken, her adımda kendimi bir “aktivite” yapıyor gibi hissediyorum. Yani, sağda solda koşan, basketbol oynayan insanlar var ya, o kadar basit ki. Ama bir de var ki, bazen sahilde yürürken kendimi çok önemli bir görevde gibi hissediyorum, sanki dünya beni bekliyor. Aktivite diye bir şey var ya, bazen küçük bir adımda bile o hissi yakalıyorsun. Yavaşça yürümek de bir aktivite olabilir. Tıpkı sabahları uyandığında “bugün kaç aktivite yapabilirim?” diye düşündüğümde hissettiğim gibi.

Bunu arkadaşlarımla tartışırken bir noktada, “Yahu, şurada koşan insanlar var, onlara bakıp gülüyoruz, onlarla dalga geçiyoruz ama biz de bir aktivite yapıyoruz işte!” dediğimi hatırlıyorum. Tabii ki bu düşünceyi biraz daha filozofik bir açıdan düşündüğümüzde, aslında her an bir aktivite yapıyor olabiliriz. Geriye doğru bir bakmak lazım. Yani, bu sorunun cevabı şudur: Aktivite İngilizce “activity” ne demek? Durum şu: Yapılan her şey bir aktivite.

Aktivite Nedir, Ne Değildir?

Bir zamanlar, okulda İngilizce dersindeyken öğretmenimiz “What’s your favorite activity?” diye sormuştu. Herkes birer birer kendi favori aktivitesini sıralamaya başladı. “Koşmak!” dedi biri, “Kitap okumak!” dedi bir başkası, “Gitar çalmak!” dedi üçüncüsü… Ben ise bir an duraksadım, çünkü gerçekten de favori aktivitemi hatırlamıyordum. Aktivite, favori olabilecek kadar önemli miydi? O kadar “ağır” mıydı?

Aklıma, arkadaşım Büşra geldi. Büşra, sağa sola koşturup durmayı çok sever, o kadar fazla hareket eder ki, ona bazen “Büşra, sakin ol!” diye sesleniyorum. O her durumda bir aktivite yapma çabasında. Hatta bir gün ona şunu sordum:

“Büşra, bu kadar koşturman gereksiz değil mi?”

“Yok ya, ben şu an çok önemli bir aktivite yapıyorum, fitness’a başladım, çok havalıyım.”

Tabii, bu açıklama beni bayağı düşündürmüştü. Hangi aktiviteler “havalı”? Hangi aktiviteler bizim için sadece zaman kaybı? Hangi aktiviteler toplum tarafından kabul görmüş “doğru” aktiviteler? Büşra gibi koşturan insanlar için bir aktivite, bu tür hareketlerle sağlıklı bir yaşam sürdürmekken, benim gibi kısıtlı ve sessiz kalanlar için oturup bilgisayar başında yazmak da bir “aktivite”dir.

Aktivite ve Komik Durumlar

Bir gün, annemle birlikte bir alışveriş merkezine gittik. Tam çıkarken, annem şöyle dedi: “Bir tane de aktivite alalım.” Başta çok anlamadım. Sonra, annemin gözleri parladı. “Aktivite”yi, çocuklar için yapılan eğlenceli oyunlar, kurslar gibi düşünmüştü. O kadar komik ki! “Aktivite”yi, bir eğlenceli oyunla karıştırmış. Ama her şeyin bir anlamı var, bazen farkında olmadan farklı anlamlar yükleyebiliyoruz. İşte dil de tam olarak böyle bir şey, sürekli olarak anlamlar değişiyor.

Aktivite, her yerde karşımıza çıkıyor. Hatta şu an bu yazıyı yazarken bile, bir aktivite yapıyorum. Hem de oldukça etkin bir şekilde! Ama annemin “aktivite”yi çocuklara özel bir şey olarak düşünmesi de ayrı bir espri konusu. Anlayacağınız, aktivite demek, bazen de hiç beklemediğimiz anlarda, yanlış anlaşılmalarla karşımıza çıkabiliyor.

Aktiviteyi Herkesin Yapabileceği Bir Şey Olarak Görmek

Sonuç olarak, “Aktivite İngilizce ne?” sorusunun cevabı oldukça basit aslında: Activity. Ancak işin içine girdiğinizde, sadece basit bir çeviriden çok daha fazlasına da dönüşüyor. Aktivite, hayattaki her şeyin bir parçası. Hangi yaşta, hangi koşulda olursanız olun, bir şekilde aktif oluyorsunuz. Bunu gülerek ya da ciddiyetle yapıyor olabilirsiniz ama son tahlilde hepimiz bir şeyler yapıyoruz. İşte bu da hayatın komik ve derin yanı.

Sonuçta, şu hayatta her anımız bir aktivite. O zaman biraz daha geniş bir bakış açısıyla, herkesin kendi hayatını “aktivite” olarak görmesi, belki de en doğrusu. Sonuçta hayat bir aktivite değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet giriş